Yazarın Adı: 
Forrest CARTER
Kitap Türü: 
Dünya Edebiyatı

(Çeroki İçin…)

Küçük Ağaç, henüz beş yaşında anne ve babasını kaybetmiş küçük bir çocuktur. Onun bu adı almasının sebebi ise; Küçük Ağaç’ın bir Çeroki olmasıdır. (Çeroki; Amerika’da yaşayan yerli bir kabile). Küçük Ağaç, adı gibi, hayata dair öğrendiği her şeyi doğadan almıştır. Doğa bildiği her şeyi Küçük Ağaç’a öğretmek için yeterince cömerttir.

Küçük Ağaç’ın babasından sonra annesi de ölünce, büyükbabası ve büyükannesi ile yaşamaya başlayacaktır. Ancak yaşadıkları kabilede bir takım huzursuzluklar başlayınca, orayı terk etmeye karar verirler. Üçü yanlarına çok az eşya alarak insanlardan uzakta, bir dağ kulübesinde yaşamaya başlarlar. Orada onları büyükbabanın çok sevdiği av köpekleri, Yaşlı Rippitt, Yaşlı Maud, Ringer, Mavi Çocuk, Küçük Kızıl ve Bess karşılar.

Köpeklerden Yaşlı Maud’un koku alma duyusu hiç yoktur. Ama işitme ve görsel yetileri çok keskindir. Ringer’in ise; kuyruğu kesiktir. Ne iyi duyuyor ne de iyi işitiyordur. Birbirlerinden hiç ayrılmıyor, mısır tarlalarında beraber rakun kovalıyorlardır. Maud koku alamadığı için rakunun yanından geçer, ama Ringer kokuyu alır ve onu uyararak beraber rakunun arkasından havlarlardı. Böylece birbirlerinin eksikliklerini mükemmel şekilde gidererek iyi bir iş yapmanın tadına varırlardı. Peki, biz insanların Maud ve Ringer’den öğreneceğimiz şeyler var mıdır acaba?

Doğa, Küçük Ağaç’ı eğitmeye devam eder. Çünkü cömerttir o.

“Gidişat böyledir.” dedi, büyükbaba. Gidişat’ı anlattı Küçük Ağaç’a: Bir bıldırcın havalandı ve ağaçlara doğru seğirtti. Sonra yaşlı Tal-con (şahin) pençelerinde bıldırcınla dağın kenarına doğru gitti. Büyükbaba dedi ki; “Üzülme Küçük Ağaç Gidişat böyle. Tal-con yavaş olanı yakaladı. Yavaş olan bıldırcın yavaş yavrular yetiştirmeyecek. Tal-con bıldırcın yumurtalarını yiyen fareyi de yer. Yani Tal-con ve bıldırcın Gidişat sayesinde yaşar. Büyükbaba dedi ki; “Yalnızca gereksinim duyduklarını al. Geyik alıyorsan en iyisini alma. En küçük ve zayıf olanını al. Böylece geyik daha güçlü olur. Pa-koh (panter) bunu bilir, sen de bilmelisin. Yalnızca Ti-bi (arı) kullanabileceğinden fazlasını alır ve depolar. Bu yüzden ayılar, rakunlar ve insanlar tarafından soyulur. İnsanlar da böyledir ellerinden kaptırırlar ve savaşlar olur. Bir bayrağın onlara bunu yapma haklarını verdiğini söylerler ama Gidişatı değiştiremezler.

Büyükanne Küçük Ağaç’a yerlilerin acıya nasıl katlandıklarını öğretti: “Yerli beden aklının uymasına izin verir ve ruh aklıyla bedeninden çıkar. Acıyı hissetmek yerine, acıyı görür. Beden aklı yalnızca beden acısını hisseder.”

Doğa böylece Küçük Ağaç’ı eğitmeyi hiç bırakmadı. Meşeleri, kerestecileri, tilkiyi, Çam Billy’yi, Söğüt John’u, kilisedeki vaizi, Wilburn’u, yetim yurdundaki yöneticiyi ve Küçük Ağaç’ın onlardan öğrendiklerini merak ediyorsanız bu kitabı okumanızı öneririm.

Ömür Tutar