Yazarın Adı: 
Susan Forward
Kitap Türü: 
İnsan ve Toplum
Psikoloji

Ünlü bir terapist olan Susan Forward, yıllar süren deneyimlerine dayanarak yazdığı kitabında; “geçmişi onarmanın ve hayatını geri kazanmanın yollarını” gösteriyor. Ailelerinin yıkıcı etkisinde, hatta hala kontrolünde olan yetişkin çocuklara yardım etmeyi amaçlıyor.

Kitabı üyelerimizden Arzu Mungan kendi deneyimleriyle birleştirerek anlattı.

“Psikoloji üzerine yazılmış bu kitaptan çok etkilendim… Okurken sık sık anne ve babam; oğlumla yaşadığım tecrübeler karşıma çıktı. Çünkü kitap, yetiştiğimiz aileler içinde edindiğimiz doğrular, doğru zannettiğimiz yanlışlar ve bu yüzden farkında olmadan yaptığımız hatalardan bahsediyor. Bunları bize gösterip; yetişkin bireyler olduğumuzda yaşadığımız sorunların çözümünü anlatıyor. 

Örnekler vererek anlatıyor bunu… Örneğin annesinin telefonu ile çıkacağı seyahatten vaz geçebiliyor bir kişi. annesi şükran yemeğine katılmasını istediği için… Ailesi, annen çok üzülür, ya da baban çok üzülür dediği anda bu bir suçluluk duygusuna dönüşüyor. O suçluluk duygusuyla yaşamak istemeyen yetişkin seyahatini iptal ediyor… Bunlar biriktiği zaman ileride o kişi bütün enerjisini o olaylara harcamaya başlıyor. İnsanlar ne der? Herkesi mutlu etmeliyim. Kırılmasınlar. Yani birilerine göre yaşanmış bir hayat oluyor açıkçası. 

Ben de kitabı okurken, hem kendi anne ve babamı, hem de kendi evebeynliğimi sorguladım.

Çocuğumla olan ilişkilerimi de düzeltim bu kitabı okuduktan sonra. Geçmişte yaptığım bir hatayı doğal kabul ettiğimi fark ettim ve yıllar sonra 21 yaşındaki oğlumdan özür diledim. “Unutmadın mı?” diye sordu oğlum bana. Eğer ki ben bu özrü dilememiş olsam, o onun ruhunda kalacaktı. Doğal olarak da kendini hep o konuda kusurlu biri olarak görecekti. Sevgiye layık görülmeyen, değersiz bir yetişkin olduğunu hissedecekti. Bilinçli olarak değil, bilinçaltında hissedecekti...

Kitapta diyor ki, yüzleştiğiniz anne ve babanız eğer değişmiyorsa, hala yanlış fikirlerini savunuyorsa; Artık yetişkin olduğunuzun farkına varıp ilişkinizi kesin diyor. Zira çocuk o ailede doğduğu için Tanrı gibi görüyor, ailesinin kötü olduğunu kabul etmek istemiyor. Ama anne baba olmak insanı iyi yapmıyor. Çocuklarına kötülük de yapabiliyorlar farkında olarak veya olmayarak.

Kitap çok derinlere, insanı çocukluğuna götürdüğü, ve yaşananlarla yüzleştiğiniz için zorlayabiliyor sizi. Sonrasında ise kişi içinde bir ferahlık hissediyor, bir esaretten kurtulmuş gibi oluyor. Ya da karanlık nokta aydınlanıyor. Değişim sancılı ama sonu güzel oluyor. 

Kitap, ailelerin neden bu baskıları yaptığından bahsediyor ve bunlardan kurtulmanın yollarını gösteriyor. Büyük bir çatışmaya girmeden, aileyle yüzleşerek… ‘evet sizi anlıyorum, siz de haklısınız, sizi seviyorum ama artık ben de böyle düşünüyorum. Böyle bir hayatım var’ diyebilme cesaretini gösteriyor okurlarına. Hem anne-babalar, hem çocuklar, hem yetişkinler, kısacası herkes için yazılmış bir kitap. 

Sonuç olarak kitap diyor ki; “Artık bir yetişkinsiniz. Bundan sonra nasıl davranacağınıza karar vermek sizin elinizde. Bu sorunlarla yaşamaya devam etmek zorunda değilsiniz.”

Röportaj: Şule Öztürk