all

Bisiklet turlarımıza Kadıköy, Göztepe, Bostancı parkuru ile devam ettik. Anadolu yakasının güzel sahil şeridi, ayrılmış bisiklet yolları da içeren bir parkur sunuyor. Her seviyeden, her yaştan bisikletseverin güvenli bir şekilde kullanımına uygun yollar var. Biz de 10 Nisan sabahı deniz otobüsüne koyduk bisikletlerimizi ve Bakırköy’den Kadıköy’e geçtik. Havanın çok değişken olduğu ve nerdeyse baharı hiç hissetmeden kıştan yaza girdiğimiz bu ilginç mevsimli yılda her an sürpriz hava koşullarıyla karşılaşabiliyoruz.O gün de tahminler sağanak yağış gösterdiği halde hafif bir esinti ve arada görünüp kaybolan güneşle yola koyulduk. Kahvaltı yaptığımız tepelikte kimi Fenerbahçe koyundan demir alan, kimi de adalara doğru süzülen irili ufaklı yelkenlileri seyrederek havanın tahmin edilenden de iyi olduğunu dile getiriyorduk ki, birden bulutlar tepemizde dolanmaya başladı. Bir süre sonra bizimle dalga geçer gibi bir görünüp bir kayboldular ve bir daha bu konuyu açmamayı tercih ettik. Pazar sabahının rehavetindeki uykulu evlerin, sabırsız dolmuşların, sabah nevalesi peşindeki kedilerin, muhtemelen dershane yolundaki uykusuz küçük insanların ve sıcak simitlerin önünden geçerek Bostancı sahiline doğru devam ettik. Moda civarındaki birkaç ufak yokuş dışında düz sayılabilecek güzergahımızda sakin, sessiz ilerlerken ve belki bu sakinlikte zihnimizi de dinlendirirken, Avrupa yakasına kıyasla çok daha fazla bisikletliye rastladık. Sadece bisikletliler değil tabi ki, koşu yapanlar, belediyenin yerleştirdiği egzersiz aletlerinde bir o yana bir bu yana salınanlar, elindeki oyuncağı fırlatıp köpeğini dili dışarıda sağa sola koşturan çocuklar ve kim bilir neler düşünerek sessizce başı önde yürüyenler vardı. Bisikletlerimizin üzerinde yanından geçtiğimiz bunca insan anlık birer fotoğraf karesi gibi duruyordu. Klasik deyişle her güzel şey gibi sahil yolunun da bir sonu vardı ve Oyuncak Müzesi’ne gidebilmek için Bağdat Caddesi’ne çıkmamız gerekiyordu. Homurdanan otomobillerin arasından yolumuzu bulduk ve tıkalı trafikte onları tüm homurtuları, birkaç metrelik kalkıp durmaları ve arka taraflarından çıkardıkları dumanlarıyla geride bıraktık. Müzenin sokağında bisikletlerimizi dev zürafanın yanındaki ağaçlara zincirleyerek içeri girdik. Anlaşılan dev zürafa, gıdığının altındaki lamba ile geceleri sokağı aydınlatıyordu. Oyuncak Müzesi bahçe kafeteryasıyla dört katlı, sevimli bir köşkün içine kurulmuş. Oyuncaklar sınıflara ayrılarak odalara yerleştirilmiş. Bir odada trenler var, başka birinde uzay çağı temalılar ya da ikinci dünya savaşı döneminden kalma oyuncaklar. Hepsi tarihi değer taşıyor ve geldikleri kültürün izleri üzerlerine hiç çıkmamacasına sinmiş. Çoğumuzun yaşı bu oyuncaklarla tanışmamış olacak kadar gençti, fakat onlarla oynayanların üzerindeki etkilerini az çok anlamak mümkündü. Arabalar vardı mesela; biçim verilmiş teneke üzerine polis arabası yahut itfaiye arabası olarak boyanmış. İçindeki üniformalı polisler dört cepheden boyanmışlar, camın ardındaymış gibi görünüyorlar. Tekerlekler ince fakat araba lastiği gibi tırtıklı olan bir plastikten. Böyle basit gibi görünen daha pek çok oyuncak var. Ama bir şey dikkat çekiyordu, artık daha zor görünen bir şey: Hepsi çok asil duruyorlardı. Artık dönüş vaktiydi ve yetişmemiz gereken bir deniz otobüsü vardı. Pedallara asıldık, tekrar çıktığımız sahil yolundan iskeleye vardık. Gemiyi beklerken birer çay içtik ve sohbetin sonlarına doğru bastıran sağanak yağışın altında gemiye bindik. Savrulmamaları için bisikletlerimizi yine güvertede birbirine kilitledik. Oturduğumuz koltuklarda tatlı bir yorgunluk sohbete galebe çaldı, sesler gitgide azaldı, cama vuran yağmur damlalarına takılan gözler bir kaç direnişin ardından yumuldu. Bakırköy İskelesi’ne indiğimizde böylesine keyifli parkurda pedal basmanın ve belki bir gece uykusuna denk yarım saatlik uykunun verdiği dinçlikle bir bisiklet turu daha yapabilirdik. Tabi bu sefer sağanak yağmur altında...

Etkinlik Tarihi: 
Pazar, Nisan 10, 2011 (Tüm gün)

Bu içeriği paylaş!

Bisiklet turlarımıza Kadıköy, Göztepe, Bostancı parkuru ile devam ettik. Anadolu yakasının güzel sahil şeridi, ayrılmış bisiklet yolları da içeren bir parkur sunuyor. Her seviyeden, her yaştan bisikletseverin güvenli bir şekilde kullanımına uygun yollar var. Biz de 10 Nisan sabahı deniz otobüsüne koyduk bisikletlerimizi ve Bakırköy’den Kadıköy’e geçtik. Havanın çok değişken olduğu ve nerdeyse baharı hiç hissetmeden kıştan yaza girdiğimiz bu ilginç mevsimli yılda her an sürpriz hava koşullarıyla karşılaşabiliyoruz." data-share-imageurl="https://aktiffelsefebakirkoy.org/sites/default/files/kapak11nisan2010.jpg">